istanpol logo Yükleniyor
web-logo
TR EN

16.7.2026

Mutlak Butlan ve "Yeni Parti": Algılar, Kanaatler ve Tutumlar

IstanPol

Rawest Araştırma iş birliğiyle yürüttüğümüz “Mutlak Butlan Sonrası Yeni Parti Senaryoları: Algılar, Kanaatler ve Tutumlar” başlıklı araştırma, CHP kurultayının mutlak butlan sayılması ve mahkeme kararıyla Kemal Kılıçdaroğlu liderliğindeki önceki parti yönetiminin yeniden göreve gelmesine yönelik toplumsal algıları incelemektedir.

Araştırma, 3–10 Temmuz 2026 tarihleri arasında Türkiye genelinde 20 şehir, 50 ilçe ve 130 mahallede 1.985 kişiyle gerçekleştirilmiş, örneklem oluşturulurken yaş grubu, cinsiyet, eğitim düzeyi ve 2023 seçimlerindeki oy tercihi kotaları takip edilmiştir. Araştırmanın hata payı, %95 güven düzeyinde ±%2,2’dir.

Çalışma; mutlak butlan kararının bilinirliğini ve toplumda yarattığı duyguları, kararın hukuki ve siyasi meşruiyetine ilişkin kanaatleri, Özgür Özel ile Kemal Kılıçdaroğlu’nun süreçteki tutumlarına yönelik değerlendirmeleri ve olası bir parti ayrışmasının seçim dengeleri üzerindeki etkisini ele almaktadır. Araştırmada ayrıca Mansur Yavaş ve Ekrem İmamoğlu’ndan beklentiler ile kurulabilecek yeni bir partinin siyasi çizgisi ve kadro yapısı incelenmektedir.

*Araştırma, Friedrich Ebert Stiftung Türkiye Temsilciliği’nin desteğiyle yürütülmüştür. Araştırmanın tamamını buradan indirebilirsiniz.

Mutlak butlan kararının bilinirliği ve toplumda yarattığı duygular

Katılımcıların %73,2’si CHP kurultayının iptaline ilişkin karardan haberdar olduğunu belirtiyor. Kararın toplumda yarattığı en güçlü duygu %43 ile umutsuzluk. Bunu öfke (%21,6) ve endişe (%21,5) takip ediyor. Karardan memnuniyet duyduğunu belirtenlerin oranı ise %14,2’de kalıyor. Öfke özellikle CHP ve diğer muhalefet partilerinin seçmenleri arasında yoğunlaşırken, Cumhur İttifakı seçmenlerinin kayda değer bir bölümü de umutsuzluk duygusunu paylaşıyor.

Karar, CHP’nin iç işlerine müdahale olarak görülüyor

Araştırmaya göre katılımcıların %45,5’i, mahkeme kararıyla Kemal Kılıçdaroğlu ve önceki yönetimin göreve dönmesini CHP’nin iç işlerine dışarıdan bir müdahale olarak değerlendiriyor. Kararı hukuken doğru bulanların oranı %22,4 olurken, katılımcıların %32,1’i konu hakkında görüş belirtmiyor.

CHP seçmenleri arasında kararın partiye müdahale olduğunu düşünenlerin oranı %72,3’e yükseliyor. Bu görüş yalnızca muhalefet seçmenleriyle sınırlı değil: MHP seçmenlerinin %48’i ve AK Parti seçmenlerinin %28’i de kararı CHP’nin iç işlerine müdahale olarak görüyor. Kararı hukuken doğru bulanların oranı AK Parti seçmenleri arasında dahi yarının altında kalıyor.

Mutlak butlan süreci Özgür Özel’i güçlendirirken Kılıçdaroğlu’na yönelik desteği azaltıyor

Özgür Özel’in mutlak butlan sürecindeki tutumunu olumlu değerlendirenlerin oranı %38,6 ile olumsuz değerlendirenlerin oranından (%29,6) daha yüksek. CHP seçmenleri arasında Özel’in tutumunu olumlu bulanların oranı %63,7’ye ulaşıyor. Özel’in tutumu MHP seçmenlerinin %42’si, AK Parti seçmenlerinin ise %25’i tarafından olumlu karşılanıyor.

Kemal Kılıçdaroğlu’nun süreçteki tutumu iseCHP tabanında daha da şiddetli olmak üzere toplumun genelinde olumsuz değerlendiriliyor. Katılımcıların %54,4’ü Kılıçdaroğlu’nun tutumunu olumsuz bulurken, yalnızca %16,3’ü bu tutumu olumlu buluyor. CHP seçmenleri arasında olumsuz değerlendirenlerin oranı %76,8’e yükseliyor.

Katılımcıların %38,8’i kendisini Özgür Özel ve arkadaşlarına, %10,3’ü ise Kemal Kılıçdaroğlu grubuna daha yakın hissediyor. CHP seçmenleri arasında Özel ve arkadaşlarına yakın hissedenlerin oranı %73,8’e ulaşıyor.

Süreç, Özgür Özel’e duyulan güveni artırıyor

Mutlak butlan tartışmaları ve sonrasındaki gelişmeler, seçmenin Özgür Özel’e duyduğu güven üzerinde de olumlu bir etki yaratıyor. Katılımcıların %25,6’sı Özel’e duyduğu güvenin arttığını, %9,9’u ise azaldığını belirtiyor.

CHP seçmenleri arasında Özel’e güveninin arttığını söyleyenlerin oranı %47’ye yükselirken, güveninin azaldığını belirtenlerin oranı %8,7’de kalıyor. Özel’e güveninin arttığını söyleyenlerin oranı MHP seçmenlerinde %23, AK Parti seçmenlerinde ise %11 düzeyinde.

Seçmen Kılıçdaroğlu’nun yönetimi Özel’e bırakmasını istiyor

Katılımcıların %56,4’ü Kemal Kılıçdaroğlu’nun partiyi Özgür Özel ve arkadaşlarına bırakması gerektiğini düşünüyor. Kılıçdaroğlu ve ekibinin yönetimde kalmasını isteyenlerin oranı %17,3’te kalıyor.

CHP seçmenleri arasında partinin Özel’e bırakılması gerektiğini söyleyenlerin oranı %76,7. Benzer bir eğilim diğer seçmen gruplarında da görülüyor: Özel’e bırakılması gerektiği görüşü AK Parti seçmenleri arasında %43, MHP seçmenleri arasında %53, DEM Parti seçmenleri arasında %63 ve İYİ Parti seçmenleri arasında %68 düzeyinde.

CHP tabanı olası bir ayrılığa büyük ölçüde hazır

Kemal Kılıçdaroğlu ve önceki yönetimin mahkeme kararıyla partinin başına dönmesi ihtimalinde, katılımcıların %59,4’ü Özgür Özel ve arkadaşlarının CHP’den ayrılması gerektiğini düşünüyor. CHP seçmenleri arasında bu oran %74,9’a çıkıyor.

Daha ayrıntılı seçenekler incelendiğinde, katılımcıların %25,8’i Özel ve arkadaşlarının derhal ayrılarak yeni bir parti kurmasını, %18,8’i ise parti içinde yeterince mücadele ettikten sonra sonuç alınamazsa yeni partiye yönelmesini istiyor. %16,9’luk kesim ise ne olursa olsun CHP içinde mücadeleye devam edilmesi gerektiğini düşünüyor.

CHP seçmenlerinin %70,5’i Mansur Yavaş’ın, %71,8’i ise Ekrem İmamoğlu’nun bu süreçte Özgür Özel ile birlikte hareket etmesini istiyor. Tarafsız kalma veya Kılıçdaroğlu’nun yanında yer alma seçenekleri CHP tabanında sınırlı destek görüyor.

CHP seçmeninin büyük çoğunluğu logodan ayrılmayı göze alıyor

Araştırma, CHP seçmeninin parti logosuna bağlılığının, Özgür Özel ve ekibine duyduğu desteğin gerisinde kaldığını gösteriyor. Kılıçdaroğlu liderliğindeki CHP ile Özgür Özel’in yeni partisinin rakip olduğu varsayımsal bir senaryoda, 2023’te CHP’ye oy verenlerin yalnızca %11,9’u her durumda CHP logosuna oy vereceğini söylüyor.

CHP seçmenlerinin %39,5’i hangi logonun kullanıldığının önemli olmadığını ve Özgür Özel’in ekibine oy vereceğini belirtiyor. %20,3’lük kesim, Özel’in ekibinin CHP logosundan ayrılmasının oy vermesini kolaylaştıracağını söylerken, %13,9’u bu ayrılıktan üzüntü duysa da CHP logosuna oy vermeyeceğini ifade ediyor. Böylece CHP seçmeninin yaklaşık dörtte üçü, parti logosundan ayrılmaya hazır olduğunu veya böyle bir ayrılığı göze alabildiğini ortaya koyuyor.

Yeni partinin başarılı olacağına ilişkin beklenti güçlü

Katılımcıların %33,2’si Özgür Özel liderliğinde kurulacak yeni bir partinin başarılı, %22,7’si ise kısmen başarılı olacağını düşünüyor. Böylece partinin tamamen veya kısmen başarılı olacağı görüşünü paylaşanların toplam oranı %55,9’a ulaşıyor. Başarısız olacağını düşünenlerin oranı ise %24,2.

Yeni partinin başarılı olacağını düşünenlerin oranı CHP seçmenleri arasında %81, DEM Parti seçmenleri arasında %72, MHP seçmenleri arasında %67 ve İYİ Parti seçmenleri arasında %61 düzeyinde. AK Parti seçmenlerinin de %45’i yeni partinin tamamen veya kısmen başarılı olacağı görüşünü paylaşıyor.

Yeni partinin siyasi dengelere etkisi konusunda ise toplumda daha parçalı bir görünüm bulunuyor. Katılımcıların %31,9’u yeni partinin muhalefete, %26,9’u iktidara daha çok yarayacağını düşünüyor. %18,4’lük kesim siyasi dengelerin değişmeyeceğini belirtirken, %22,8’i görüş bildirmiyor.

Özgür Özel’in yeni partisi doğrudan ve koşullu bir oy potansiyeline sahip

Katılımcıların %30,3’ü Özgür Özel liderliğinde kurulacak bir partiye kesinlikle oy vereceğini veya böyle bir partinin oy verme ihtimalini artıracağını belirtiyor. %19’luk bir kesim ise kararının partinin izleyeceği siyasete ve koşullara göre şekilleneceğini söylüyor.

Buna karşılık, Kemal Kılıçdaroğlu’nun genel başkanlığında devam edecek bir CHP’ye kesinlikle oy vereceğini veya oy verme ihtimalinin artacağını söyleyenlerin oranı yalnızca %2,7. Katılımcıların %73’ü böyle bir CHP’ye oy vermeyeceğini ifade ediyor.

Bu veriler, Özgür Özel’in yeni partisi için yaklaşık %30 düzeyinde doğrudan bir ilgi bulunduğunu ve koşullu seçmenler de hesaba katıldığında potansiyelin %49’a kadar genişleyebileceğini gösteriyor. Bununla birlikte, bu oran bir seçim tahmini değil; seçmenin varsayımsal bir yeni partiye yönelik ilgi ve oy verme eğilimini yansıtıyor.

Olası yeni parti seçim dengelerini değiştiriyor

Mutlak butlan süreci öncesindeki oy tercihlerini ölçmek amacıyla katılımcılara “Geçen ay seçim olsaydı hangi partiye oy verirdiniz?” sorusu yöneltildiğinde CHP %24,8, AK Parti ise %24,5 oranında destek alıyor.

Kılıçdaroğlu yönetimindeki CHP ile Özgür Özel öncülüğündeki yeni bir partinin ayrı ayrı seçime katıldığı varsayımsal senaryoda ise Özel’in yeni partisi kararsızlar dağıtılmadan %29,6, AK Parti %23,1 ve Kılıçdaroğlu liderliğindeki CHP %4,2 oranında destek görüyor.

Kararsızlar oransal olarak dağıtıldığında Özgür Özel’in yeni partisinin desteği %35,6’ya, AK Parti’nin desteği %27,8’e yükseliyor. Kılıçdaroğlu liderliğindeki CHP ise %5,1’de kalıyor. Bu sonuçlar, gerçek bir seçim tahmininden ziyade, araştırmada sunulan varsayımsal ayrışma senaryosuna katılımcıların verdikleri yanıtları yansıtıyor.

Yeni parti farklı seçmen gruplarından destek alıyor

2023 seçimlerindeki tercihlerle karşılaştırıldığında, CHP seçmenlerinin %69’u Özgür Özel’in yeni partisine oy vereceğini belirtiyor. Aynı tercih İYİ Parti seçmenlerinin %39’u, DEM Parti seçmenlerinin %20’si, MHP seçmenlerinin %18’i ve AK Parti seçmenlerinin %9’u tarafından dile getiriliyor.

2023 seçimlerinde oy kullanmayanların %22’si ve ilk kez oy kullanacak seçmenlerin %26’sı da böyle bir partiye destek verebileceğini söylüyor. Bulgular, muhtemel yeni partinin yalnızca CHP içinden değil, farklı siyasi eğilimlerden de oy çekebileceğine işaret ediyor.

Seçmen nasıl bir yeni parti istiyor?

Katılımcıların %50,2’si yeni partinin CHP’nin birebir aynısı olmaması ve bazı yönleriyle CHP’den farklılaşması gerektiğini düşünüyor. CHP seçmenleri arasında bu oran %60,3’e yükseliyor. Yeni partinin CHP ile aynı çizgide devam etmesini isteyenlerin oranı genel seçmende %14, CHP seçmeninde ise %24,6.

Siyasi çizgi bakımından en çok destek gören seçenek, %38,9 ile daha kapsayıcı bir merkez parti. Atatürkçü bir çizgi %22,7, daha sosyal demokrat veya sol bir çizgi %22,5 ve milliyetçi bir çizgi %21,6 oranında destek görüyor.

Kadro tercihinde katılımcıların %37,7’si çoğunlukla yeni ve daha önce siyasette öne çıkmamış isimleri görmek istiyor. %18,8’lik kesim CHP’den ve farklı partilerden isimlerin bir arada bulunduğu karma bir kadroyu tercih ediyor. CHP seçmenleri arasında çoğunlukla yeni isimlerden oluşan bir kadroya destek %42,6’ya ulaşıyor.

Süreç muhalefet seçmeninin sandığa gitme motivasyonunu artırıyor

Katılımcıların %26’sı mutlak butlan tartışmaları ve sonrasındaki gelişmelerin sandığa gitme isteğini artırdığını, %15,8’i ise azalttığını belirtiyor. %45,5’lik kesim sandığa gitme isteğinin değişmediğini söylerken, %12,7’si zaten oy kullanmadığını ifade ediyor.

Sandığa gitme motivasyonundaki artış özellikle CHP seçmenleri arasında öne çıkıyor. CHP seçmenlerinin %42’si gelişmelerin oy kullanma isteğini artırdığını belirtirken, bu oran İYİ Parti seçmenlerinde %37, MHP seçmenlerinde %24, DEM Parti seçmenlerinde %21 ve AK Parti seçmenlerinde %17 düzeyinde.

Katılımcıların %66,9’u önümüzdeki seçimde oy kullanacağını, %18,5’i henüz kararsız olduğunu, %14,6’sı ise oy kullanmayacağını söylüyor. Bulgular, yeni parti ihtimalinin özellikle muhalefet seçmeninin siyasete ve sandığa ilgisini artırdığını; ancak yeni yapının beklentileri karşılayamaması durumunda bu ilginin seçmen ilgisizliğine dönüşme riski taşıdığını gösteriyor.